Okuma Süresi : 2 Dakika
Pandemi süresince toplumsal sağlığı korumak adına uzaktan çalışma, eğitim ve sosyal hayatı uzaktan devam ettirme koşullarını sağlayan birçok ülke, teknolojik çözümler sayesinde üretim ve lojistik sürekliliğini sağlamıştır. Normal yaşam standartları içerisinde var olan etkileşimleri sağlamak için teknoloji destekli etkileşim sirkülasyonun sağlanması için gerekli altyapısı olan ülkeler, yeni normlara uyum konusunda daha az problem yaşamıştır.
Türkiye’de, pandemiden kaynaklı gündemde olmayan birçok teknolojik gelişme bu süreçte ön plana çıkarak yeniden ele alınmıştır. Özellikle sağlık, eğitim ve üretim alanında büyük ihtiyaçların ortaya çıktığı aşikârdır.
Doktorların uzaktan hastalarına müdahale edebilmesi teşhis ve tedavi süreçlerinin uzaktan yürütülebilmesi, eğitimcilerin kendi öğrencilerinin eğitimlerini aksatadan ders verebilmesi için gerekli olan dijital alt yapıların yetersizliği bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Yetersiz yatırımlardan olmasına rağmen, bu olağanüstü süreçte sağlık, eğitim ve üretim alanlarında dijitalleşmenin, büyük adaletsizlikle yaygınlaşacağı belli olmuştur. Bu yaygınlaşma ile beraber kurumsal ve kişisel verilerin saklanması ve korunması da gittikçe zor bir hal almaya başlamıştır. Online platformlarda ve mobil uygulamalarda paylaşılan kurumsal ve kişisel verilerin güvenliği büyük bir risk altındadır.
Bununla beraber verilerimizin korunması açısından, değişen tüm koşullara rağmen, kurumların çalışma sürekliliğini devam ettirebilmesi açısından siber güvenlik alanında da çok ciddi beklentiler ortaya çıkmıştır. Bu beklentilerin tamamı ile karşılanması ciddi bir zaman dilimi alacaktır.
Kişisel ve kurumsal verilerin korunması için, pandemi sonrası politika yapıcı kurumların, güvenli teknoloji ve güvenli altyapıya ulaşılabilirliğin sağlanması için gerekli adımları hızlıca atması gerekmektedir.
Tümen ANLİ